MacBook Pro’ya Geçerken

10 küsur yıldır aktif olarak bilgisayar kullanıyorum ve ilk kişisel bilgisayarımda maceram Windows 98 ile başlamıştı. O zamandan bu zamana 2 yıl kadar, pentester olarak çalışırken, desktop makinemi Ubuntu’ya geçirmiştim ve aslında tecrübem genel olarak iyiydi. Sonrasında Microsoft teknolojilerinin hakim olduğu bir firmaya geçince tekrardan Window 7 ile geri sahalara dönmüştük.

5 ay kadar önce herkesin MacBook kullandığı bir iş yerinde çalışmaya başlayınca, mecburiyetten ben de MacBook kullanmaya başladım. İlk zamanlar pek memnun değildim, PC kullanan birisinin MacBook’un garipliklerine alışması kolay değil lakin insan adaptif bir canlı ve aylar geçtikten sonra ister istemez uyum sağlıyorsunuz. Bu süreç sonunda MacBook’a alıştım ve kişisel bir MacBook almak üzere evdeki Windows laptopumu E-Bay’de sattım. Şu anda Thanksgiving indirimlerini bekliyorum yeni MacBook’umu sipariş etmek icin.

Peki kararımı değiştiren faktörler nelerdi?

  • Retina ekran

  • Unix-like sistem deneyimi

  • Kullanılabilirlik

  • Performans

  • Pil süresi

Bu faktörlerden en önemlisi şüphesiz ki Retina ekran. Gerçekten son yıllarda görüntü teknolojisinin başına gelmiş en güzel şey yüksek çözünürlüklü ekranların hayatımıza girmesi oldu. Açıkçası MacBook ekranına alıştıktan sonra evdeki Asus ZenBook’un ekranına bakasım dahi gelmiyordu ki aslında o da çok güzel bir makineydi. Konfor gerçekten güzel bir şey ve bir kere alıştıktan sonra kolayca ödün veremiyorsunuz.

Aklımda kalan tek şey, Ubuntu kullanırken sistemin her tarafını kurcalayabilmek, daha derinlere kadar kontrol edebilmek, kafama göre değiştirebilmek, gerekirse kernel derlemek gerçekten güzel bir duyguydu ve MacBook ile o konuda biraz ödün vermek durumundasınız. Keşke tüm bu kullanılabilirliği bir Linux dağıtımında bulabiliyor olsaydım.

MacBook konusunda getirebilecek eleştirilerden birisi çok pahalı olduğu yönünde olabilir. Bu mantıksız bir eleştiri değil ama hayatınızın yarısından fazlasını bilgisayar karşısında geçiriyorsanız, bu konuda yatırım yapmaktan çekinmek çok akıl karı da değil.

MacBook kullandığım son 5 aylık dönemde bir kaç ufak problem yaşadım. Örneğin geçen gün harici monitorleri MacBook’dan çıkarttığımda, o monitörlerde olan pencerelerin MacBook ekranına düşmediğini farkettim. Bir kaç şey deneyip pencereleri geri getiremeyince sistemi yeniden başlattım ve MacBook bir daha açılmadı! Anlaşılan o sırada Firmware güncellemesi gibi bir durum varmış ve sanırım yarıda kesilmiş. Sistem öyle elimde kalakaldı. Bu gayet sinir bozucu bir tecrübeydi. Neyseki harddiskim şifreli olmasına rağmen sorun olmadı, yedek alıp, sistemi yeniden kurup yedeklerden döndük.

Keşfettikçe MacBook ile ilgili şeyler de paylaşacağım buradan, şimdilik bu kadar.